EV İLE İLGİLİ ATASÖZLERİ

 

‘Evceğzim evceğzim, saklar benim sırceğzim.’*

Hayatımızın en önemli mekanlarından biri olan evlerimiz için söylenmiş öyle güzel atasözleri ve deyimler var ki, üzerinde biraz düşünmek bile ‘ev’in sadece eşyalarımızı koyduğumuz, uyuyup uyandığımız bir yapı olmayıp önemli manevi bir olgu şeklinde kabul edilmesini zorunlu kılıyor. Başlıktaki söz ‘ev’i, kalabalıklarla paylaşmaktan kaçınacağımız, kendimize saklamak istediğimiz konuların barınacağı güvenli bir ortam olarak tarif etmiş.

 

 

Ev kaldı Hıdır’a,

hem yiye hem kudura

Van

Anlaşılacağı gibi meydan Hıdır’a kalmış. Böyle ata-baba mirasıyla ne olduğunu şaşırıp sapıtanlara nasıl da aşinayız.

Evine geri dönene

eşik yüksek gelir

Alexis Kivi

Bazen ne badireler atlatıyoruz hayatta… Evlilikler, boşanmalar, iflaslar…

Bir kez çıktıktan sonra geri dönmek kolay değil. Suçluluk hissiyle dönmek daha da zor.

Ev süpürsem basanım yok, ekmek pişirsem kesenim yok

Kayseri

Yalnız yaşamayı seçenler de var tabii ama evde sizi bekleyenlerin olduğunu bilmek her zaman daha çok prim yapıyor. Bir aile sahibi olmak, her koşulda sizi sevmeye hazır insanlarla hayatı paylaşmak pek çok insan için ulaşılması zor bir lüks hala.

Evi yapılmış,

bağı dikilmiş al

Gaziantep

İşte konuyu buradan inşaat sektörüne bağlayabiliriz. YAP-SAT devrinden SAT-YAP’a öyle hızlı bir geçiş yaşadık ki, bunun olumsuz etkileri biraz daha başımızı ağrıtacak. Bir inşaatın ortalama 12 ay olarak öngörülen tamamlanma sürecinde, müteahhitin sermayesiyle yol almak alıcı açısından risksizdi. Tersine bir işleyişin içine girip, önce maket üzerinden satılan, sonra inşa edilen projeler çoğaldığında alıcının eli taşın altında kaldı. Özellikle Türkiye gibi oynak zeminli ekonomilerde bu durumda kalıp tedirgin olmamak mümkün değil. Evin inşaatı, alıcıya vaat edilen tarihte tamamlanırsa sorun yok ama aylarca gecikmesi, hatta bu süreçte müteahhidin bayrak atıp gitmesi de ihtimal dahilinde. Neyse ki çevremizde, geçmişteki kartzedelere benzer mağdurlara pek rastlamıyoruz. Daha çok, elele vererek kaos ortamını minimum zararla atlatmaya çalışan birlik ruhu hakim piyasaya.

* Gaziantep atasözü

    Saadetlerini hep başkasının evinde arayanların kendi     evlerinde saadetleri yoktur. Rousseau

Boş evden ölü çıkmaz. Kalevala

Kadını olmayan ev, teki kaybolmuş çarığa benzer. Aleksis Kivi

Ev, içine kralın bile giremeyeceği bir kaledir. Emerson

Ev deliği, dev deliği. Ayaş –Ankara

Evinde delik, böğründe yara; var sırlarını ellerde ara. Gaziantep

Evinde ölüsü olan bir defa, delisi olan her vakit

ağlarmış. Eynesil – Giresun

Evlinin bir, evsizin bin evi vardır. Eğridir – Isparta

Ev yıkanın evi olmaz Anonim

Evde boku pişer, dışarıda kürkü şişer. Bitlis

Evde hasırda yatar, burada çalım satar.

İskeçe – Yunanistan

Evde karı, tarlada darı yok. Çırakman – Samsun

Evde yok un bulgur, kır ata binmiş hop hop

(ne yaman) kalgır. Dinar – Afyon

Evinden giden del’olur, başında müşkül hal olur.

Karahallı - Uşak

Evinde yok ayran aşı, kendi gezer bölük başı.

Bozöyük - Bilecik

Evinde yok bulgur, ağzı çalıyor tambur.

Hekimhan - Malatya

Evinde yoktur gecelik, gönlünden geçer hocalık.

Susuz - Kars

Evine örme örmez, eline halı dokur.

 

 

Hekimhan – Malatya

Yorum Yaz